Oltu Tesbihcim, Erzurum Oltu’da başlayan ve kuşaktan kuşağa aktarılan aile mesleğini, hakiki Oltu Taşı’nı geleneksel ustalık ve sanatsal işçilikle buluşturarak bugünlere taşıyan bir emek yolculuğudur.
Dededen Oğula Aktarılan Bir Oltu Taşı Geleneği
Oltu Tesbihcim’in hikâyesi, dedemiz İhsan Usta ile başladı. Oltu Taşı’nın çıkarıldığı köylerden biri olan Oltu İğdeli Köyü’nden temin edilen taşlar, onun emeğiyle sade, doğal ve işlemesiz tesbihlere dönüştü. Bu yolculuğun ilk yıllarında en önemli amaç, Oltu Taşı’nın doğallığını korumak ve onu en saf haliyle tesbih severlerle buluşturmaktı. Zamanla bu kıymetli miras, oğullarına devredildi. Babamız Şerafettin Macit, namıdiğer Şerif Usta, çocukluğundan itibaren bu sanatın içinde yetişti. Geleneksel ustalığı, hayal gücü ve estetik bakış açısıyla birleştirerek Oltu Taşı işlemeciliğine yeni bir boyut kazandırdı. Şerif Usta, tesbih üzerine özgün gümüş işlemeler tasarlayarak Oltu Taşı’nı yalnızca geleneksel bir ürün olmaktan çıkarıp sanatsal bir esere dönüştürdü. Yıllar içinde ortaya koyduğu özel çalışmalarla bu alanda kendine özgü bir iz bıraktı; dünyanın en büyük Oltu Taşı tesbihini ve dünyanın en küçük gümüş işlemeli Oltu Taşı tesbihini üreterek ustalığını farklı ölçülerde ortaya koydu.
Bugün ise Oltu Tesbihcim olarak, taşı çıktığı noktadan temin ediyor, tüm üretim süreçlerini kendi atölyemizde gerçekleştiriyor ve ürünlerimizi aracı olmadan doğrudan müşterilerimize ulaştırıyoruz. Her ürünümüzde yılların tecrübesi, el emeği ve ailemizin ustalık anlayışı yaşamaya devam ediyor. Bizim için Oltu Taşı yalnızca bir taş değildir; dededen babaya, babadan bugüne uzanan bir aile mirası, bir sanat anlayışı ve bir yaşam biçimidir. Erzurum’daki atölyemizde şekillenen her parça, bu köklü geçmişin ve el işçiliğine duyulan saygının bir yansımasıdır.